Ana içeriğe atla

Kediler Neden Tuvaletini Kuma Gömer?

Kedilerin dışkılarını gömmesi evrimsel geçmişinden kaynaklı içgüdüsel bir davranıştır. Bunun iki sebebi var. Vahşi kediler normalde alanlarını dışkı ve idrarlarıyla belirler. Böylece yabancı hayvanların kendi alanlarına girmelerine engel olurlar.


BEN BURADAYIM 

Vahşi doğada güçlü olan bir kedigil (jaguar ya da kaplan gibi) genelde kendi alanı dahilinde dışkısını gömmez ve açıkta bırakır. Böylece rakiplerine “Ben buradayım” mesajı verir. Ancak eğer ki şartlar gereği bir başkasının alanında bulunan ve daha güçsüz bir tür, o alanda dışkılayacak olursa, dışkısını gömerek kendisini gizleyebilir. Günümüz evcil kedileri de, soy hattı olarak zayıf ve çelimsiz bir kedi grubu olduklarından genellikle dışkılarını gömmeye eğilimlidirler ve bir içgüdü olarak bu günümüz kedilerine de aktarılmıştır; çünkü bunu yapanlar daha kolay gizlenir ve yabancı bölgedeki güçlü kediler tarafından av olmaz.

AVCI FAKTÖRÜ 

Avcılar, avlarını dışkılarının kokusundan ve yerinden algılayabilmektedirler. Dolayısıyla dışkıyı açıkta bırakmak, hele ki zayıf kedigiller için ciddi bir dezavantajdır. Bu sebeple vahşi doğada av konumundaki birçok kedigil dışkılarını gömerek gizlemekte ve bu sayede avcılarından gizlenmektedir. Günümüz evcil kedileri de, etrafta avcı olmamasına rağmen, içgüdüsel olarak bu dışkılarını gömmeye meyillidirler ve bu sayede olmayan avcılarından gizlenmiş olurlar. Esasında çoğu zaman kedilerin davranışları tam aksini gösteriyormuş gibi gelse de, esasında her evcil kedi, kendi sahibini güçlü ve baskıcı olarak görür ve bu yüzden kendisini zayıf ve tehdit altında hisseder. Ünlü zoolog ve davranış bilimci Desmond Morris’in sözleriyle konuya açıklık getirelim: “Rahatsız edilmeyen bir evde, her evcil kedi kendisini ev sahiplerinin baskısı altındaki bir canlı olarak hisseder. Bu yüzden, normal şartlar altında, birçok kedi kedi kumluğuna ya da evin bahçesine kendi dışkısını gömerek, evdeki ‘avcıdan’ kendisini korur.”

Vagus TV

Yorumlar

  1. Eğer bu teori doğru olsaydı, evde koloni halinde beslenen kedilerin baskın olanları dişkikarini gömmezlerdi. Yavruları olduğunda yavrusunu sahibinin kucağına/yatağına getirecek kadar güveniyor ise sahibini predetörü sanmasida mantıklı değil. Bir biyolog ve 30 yıldır kedi gözlemcisi olarak kedilerin hijyen tutkusu olduğunu düşünüyorum.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Beslenebilecek En Tatlı 10 Küçük Köpek Cinsi

1. Maltese (Malta Köpeği) Bu cins çok fazla tüy dökmez, bu yüzden hayvan tüyü ile ilgili sorunlarınız ve alerjiniz varsa bu cins harika bir seçenektir. Arkadaş canlısı köpeklerdir. Diğer köpek ve kedilerle iyi anlaşırlar. Bu köpek sürekli bir insan temasına ihtiyaç duyacağından, bakımına çok fazla zaman ayıramayacaksanız akıllı bir seçim değildir. Bir Maltese’ i  harika şeklini korumak için düzenli olarak taramanız gereken düz ve uzun beyaz tüylü postundan rahatlıkla tespit edebilirsiniz. Malta Köpeklerinizi yakınınızda tutun ama çok fazla ilgi göstermeyin çünkü bu davranış bozukluklarına sebebiyet verebilir.

En Çok İlgi Gören 21 Kedi Türü

1. Abyssinian Abyssinian Algılayıcı ve zeki olan Abyssinian kolay eğitilir. Uyanık, oldukça yetenekli ve canı isteyince sokulan sevgi dolu bir kedidir. Her zaman kendisine meşgul olacak bir şeyler bulabilir.  Kafası hafif üçgendir ve yumuşak hatlara sahiptir. Burun kısmı sivri veya köşeli olmaktan ziyade çukur bir görüntü verir. Güzel bir kesimi olan kulakların uçları dik ve sivridir.  Gözler altın rengi veya yeşildir. Kuyruk uçları ise kedinin üzerindeki en koyu renkten daima bir ton daha koyu olur.

Sevimli Hayvan Fotoğrafları Stresi Azaltıyor

Fotoğrafların gücünü hafife almayın... Sevimli ev hayvanlarının fotoğraflarını ya da hayvanların aniden belirdiği resimleri paylaşmak bazı kişiler için önemsiz bir uğraş gibi gelebilir ama bilimsel veriler, bazı fotoğrafların strese iyi geldiğini ve insanları mutlu ettiğine işaret ediyor. Sevimli Hayvan Fotoğrafları Stresi Azaltıyor İngiliz Psikoloji Derneği"nden Dr. Simon Moore’un Independent gazetesinde yer alan makalesine göre, insanlar görsel yaratıklar. Ve beyinlerimiz görsel bilgiye meyilli. Görsel verilerle ilgili bu hassasiyetin evrimsel bir temeli var. Gözler, ortamın güvenli (bu durumda pozitif duyguları harekete geçiriyor) ya da riskli (öfke ve korku temelli duyguları harekete geçiriyor) olup olmadığını söylüyor.